Doğal Gaz ve Binaların Tasarımı
Doğal gaz yatırımı gerçekleştirilen şehirlerde karşılaşılan en önemli problemlerden biri, mevcut bina bacalarının doğal gaza uygun olmayışıdır. Bilindiği üzere bacalar müstakil, şönt (ortak) ve adi tip olarak üç sınıfta incelenmektedir. Doğal gazlı cihazların ancak müstakil bacalara bağlanmasına izin verilmekte ve bacaların içinden paslanmaz çelik kılıf geçirilmesi istenmektedir. Yanma ürünleri içerisindeki nemin çelik kılıf üzerinde yoğuşmasıyla oluşan asetik nitelikteki su, bacanın en alt kısmındaki drenaj kanalı vasıtasıyla en yakın atık su giderine verilmektedir. Böylece tuğla bacanın zarar görmesi engellenmektedir. Ayrıca baca çekişi iyileştiğinden, hem cihazların çalışmasındaki verim kayıplarının hem de özellikle lodos rüzgarının hakim olduğu günlerdeki baca geri tepmeleri ve baca zehirlenmelerinin önüne geçilmektedir. Doğal gaz bacalarında kullanılacak çelik kılıf AISI 316L kalite olmalı, imal ve montajı TS 1856-1, 1856-2 sertifikalı baca firmalarınca gerçekleştirilmelidir. Buna ilave olarak baca firması, kolaylıkla görülebilecek bir noktaya baca özellikleri ve firma bilgilerini içeren etiket yerleştirmelidir.
Yeni yapılan binalarda dikkat edilmesi gereken bir nokta, doğal gaz bina bağlantısına uygun hacimler oluşturulmasıdır. Bu amaçla binaların yapımı aşamasında şehirde faaliyet gösteren doğal gaz dağıtım şirketi ile irtibata geçilerek, doğal gaz hattının binanın hangi cephesinde bulunduğu ve bağlantı hattının binaya giriş yapacağı nokta tespit edilmelidir. Ayrıca binanın tasarımında, kolon hattının (servis kutusundan, tüketici sayaçlarına kadar olan tesisat) mülkiyeti özel mahallerden (kapıcı dairesi, sığınak, depo, dükkan, vb.) geçirilmemesi ve tesisat mahallerinin havalandırılabilir olması gerektiği dikkate alınmalıdır.
Mimarlar açısından tasarımın önemli bir yönü estetiktir. Bu anlamda, özellikle tesisat borularının görünmemesi arzu edilmektedir. Halbuki sıva altından doğal gaz tesisat borularının geçirilmesi teknik şartname ve yönetmeliklerle engellenmiştir. Buna rağmen binaların tasarımında bazı tedbirler alınarak estetik yapılar oluşturulabilmektedir. Örneğin, tesisat boruları ve sayaçlar binaların merdiven boşluklarında oluşturulan ve çatıya kadar uzanan havalandırılabilir bir tesisat şaftından geçirilebilir. Kat aralarında bırakılacak kapaklar yardımıyla ilgili tesisat ve sayaca ulaşım sağlanabilir. Doğal gaz ve elektrik hatlarının aynı şaft içinden geçirilmemesi kaydıyla bu tip bir sistem, ferdi olarak ısıtılan binalarda uygulanabilir.
Doğal gazın cüruf uzaklaştırma probleminin bulunmaması ve havadan hafif olması (borular içinde kendiliğinden yükselmesi ve tüketim noktasına ulaşması) nedeniyle kazan dairelerinin yüksek katlı binaların ara veya çatı katlarında oluşturulması mümkündür. Bu şekilde ısıtma sistemleri daha verimli ve etkin hale gelmektedir. Bilinen en sağlıklı ısıtma sistemi üstten dağıtma - alttan toplama olarak anılan ve ısıtıcı cihazın çatı katına, dolaşım pompalarının bodrum kata yerleştirildiği sistemdir. Bu usul ile çatı ve ara katlar arasındaki ısı farklılıkları bertaraf edilmekte ve binanın dengeli bir şekilde ısınması sağlanmaktadır. Aynı zamanda binalarda ölü hacimler olarak bırakılan çatı araları değerlendirilmekte ve bodrum katta değerli alanlar kazanılmaktadır. Özellikle yakıcı olarak yoğuşmalı hermetik tip cihazların kaskad olarak kullanılması durumunda, bodrum kattan çatı katına kadar yükselen kazan bacasına da ihtiyaç duyulmamaktadır. Bu tip bir sistem, merkezi olarak ısıtılan binalarda ve müstakil evlerde uygulanabilir.
Ülkemizde diğerlerine nazaran az miktarda olmakla birlikte bazı site, lojman ve kamu binalarında bölgesel ısıtma sistemi uygulanmıştır. Bölgesel ısıtma ile ısı merkezinde elde edilen enerji toprakaltı hatlarla uzak mesafedeki binalara taşınmaktadır. Bu tip ısıtma sistemlerinde, toprakaltı hatlarda ısı kayıpları ve zamanla bağlantı noktalarından akışkan eksilmesi gerçekleşmektedir. Katı yakıtların sertifikalı yakıcılarla, büyük kapasiteli tek bir cihazda uygun bir biçimde yakılması ile yanma verimi ciddi miktarda arttığından bu kayıplar gözardı edilebilmektedir. Halbuki gaz yakıtların yakılmasında cihaz kapasitesinden bağımsız olarak sürekli yüksek verim alınmaktadır. Halen bu şekilde ısıtılan binaların doğal gaza dönüşümlerinde ve yeni yapılacak binaların ısıtma sistemlerinin tasarımında, duruma uygun olarak merkezi veya ferdi ısıtma sistemleri tercih edilmelidir. Böylece % 15 ‘i geçen oranda enerji tasarrufu sağlanabilmektedir.
Yeni yapılan binalarda ısı ve nem yalıtımı uygulamak yatırım gerektirmesine rağmen (yakıcı cihaz, dolaşım pompası, genleşme deposu kapasitelerinin azalması ve sıcak su gidiş - soğuk su dönüş boru çaplarının küçülmesi nedeniyle) daire başına 150 ABD Doları gibi çok kısa sürede amorti edilebilecek bir ek maliyet doğurmaktadır. Böylece daha küçük kapasiteli doğal gaz cihazları ile ısınma giderleri düşürülmektedir.
| |
|